←Prev   Kef-Zal-Be  Next→ 

ك ذ ب
Kef-Zal-Be
Kökün genel değeri.
siz yalanladınız mı , yalancılardır , yalancıların , çok yalan söyleyen, yalancı , yalan söyledi , yalan , yalanlayanlar , yalancılar , ikiniz yalanlıyorsunuz , yalanlıyorsunuz, yalanlarsınız , tekzip ediyorsunuz, yalan söylüyorsunuz , yalanlıyorsunuz , tekzip, yalanlama , böylece, buna rağmen yalanladı , bu durumda o (kadın) yalan söyledi , o zaman sen yalanladın , fakat biz yalanladık , böylece, buna rağmen, bundan sonra tekzip ettiler, yalanladılar , fakat onu yalanladılar , artık, böylece ikisini yalanladılar , yalancı , yalancı , yalanlayan kimse , yalancı , yalancılar , yalanlayanlar, yalancılar , çok yalancı , tekzip ederek , yalan söyledi , yalanladı , yalancı , yalanlanmıştı , yalan olarak, yalanla , yalanladı , yalanlandı , yalanladınız , onun yalanı , yalan söylediler , tekzip ettiler, yalanladılar , yalanlandılar , yalanlandıkları , seni yalanlarlarsa , sizi yalanladılar , beni yalanladılar , onu yalanladılar , elbette, gerçekten yalancılar , yalan için , tekzip edenler, yalanlayanlar , yalanlayanlar, inanmayanlar, inkâr edenler , tekzip edilmesi, yalanlanmayan , yalanlarız , tekzip ediyoruz , ve yalanlayanlar , ve yalanladı , ve yalanlandı , ve siz yalanladınız , ve yalanladılar , yalanlıyor , sana yalanlatan , seni yalanlıyorlar , yalanlıyorlar , yalanlıyorlar , beni yalanlamaları , seni yalanlıyorlar
   akadhabtum   (1)

27:84
Geldiklerinde Allah onlara: \"Ayetlerimizi, ilminiz onları kuşatmadığı halde inkâr mı ettiniz yoksa ne yapıyordunuz?\" der.

   l-kādhibūna   (1)

58:18
Allah onları tekrar dirilttiği gün, size yemin ettikleri gibi O'na da yemin edecekler ve bir şey yaptıklarını sanacaklar. Dikkat edin, onlar yalancıların ta kendileridir.

24:13
Ona dört tanık getirselerdi ya! Mademki, tanıkları getiremediler, o halde, Allah katında onlar yalancılardır.

16:105
Yalanı ancak, Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydururlar. Yalancılık edenler onların ta kendileridir.

   l-kādhibīna   (1)

24:7
Beşincide, eğer yalancılardansa, Allah'ın laneti üzerine olsun diye söz söyler.

24:8
İtham edilen eşin, itham eden kocanın kesinlikle yalancılardan olduğuna ilişkin, Allah adına dört kez yemin şeklindeki tanıklığı, ondan cezayı düşürür.

7:66
Toplumunun inkârcı kodamanları dediler ki: \"Biz seni bir beyinsizliğe düşmüş görüyoruz ve kesinlikle yalancılardan olduğunu düşünüyoruz.\

12:26
Yûsuf dedi ki: \"O, gönlünü eğlendirmek için beni kullanmak istedi.\" Kadının ailesinden bir tanık da şu yolda tanıklık etti: \"Eğer erkeğin gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylüyor, bu durumda erkek yalancılardandır.

28:38
Firavun dedi: \"Ey seçkinler topluluğu! Ben sizin için benden başka bir tanrı tanımıyorum. Ey Hâmân! Benim için çamurun üzerinde ocağı yakıp bana bir kule yap ki Mûsa'nın tanrısına ulaşayım. Aslında ben onun yalancılardan olduğunu sanıyorum.\

26:186
\"Sen bizim gibi bir insandan başka şey değilsin. Biz senin yalancılardan olduğunu düşünüyoruz.\

27:27
Süleyman dedi: \"Doğru mu söyledin yoksa yalancılardan mısın, göreceğiz!\

9:43
Allah seni affetsin; neden onlara izin verdin de beklemedin ki, doğru söyleyenler sana açık-seçik belli olsun da yalancıları bilesin.

29:3
Yemin olsun ki biz, onlardan öncekileri de fitne yoluyla denemişizdir. Allah, özüyle sözü bir olanları elbette bilecektir. Ve O, yalancıları da elbette bilecektir.

3:61
Sana ilimden bir nasip geldikten sonra, hak konusunda seninle tartışana de ki: \"Gelin; oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, öz benliklerimizi ve öz benliklerinizi çağıralım, mübâhele edelim de Allah'ın lanetini yalancılar üzerine salalım.\

   l-kadhiba   (3)

3:78
Onlardan bir zümre vardır, aslında Kitap'tan olmayan birşeyi siz Kitap'tan sanasınız diye, dillerini Kitap'la eğip bükerler. O, Allah katında olmadığı halde, \"Bu, Allah katındandır.\" derler. Bilip durdukları halde, Allah hakkında yalan söylerler.

3:94
Artık bundan sonra kim yalan düzüp Allah'a iftira ederse böyleleri zalimlerin ta kendileridir.

4:50
Bir bak, nasıl yalan düzüp iftira ediyorlar Allah'a! Açık günah olarak bu yeter.

5:103
Allah ne bahîre yapmıştır ne sâibe ne vasîle ne de hâm. Ne var ki küfre sapanlar yalan uydurarak Allah'a iftira ediyorlar ve çokları da akıl erdiremiyorlar.

10:60
Yalanı Allah'a yakıştıranlar, kıyamet günü hakkında ne düşünüyorlar? Allah, insanlara karşı elbette lütuf sahibidir, fakat onların çokları şükretmiyorlar.

10:69
De ki: \"Allah hakkında yalan düzüp iftira edenler iflah etmeyeceklerdir!\

16:62
Kendilerinin bile çirkin bulacağı şeyleri Allah'a isnat ediyorlar. Dilleri de yalan düzüp donatıyor: En ileri güzellik onlarınmış! Kuşkusuz olan şu: Onlar için ateş vardır. Ve ona en önden gideceklerdir.

16:105
Yalanı ancak, Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydururlar. Yalancılık edenler onların ta kendileridir.

16:116
Yalan düzerek Allah'a iftira etmek için, dillerinizin uydurma nitelendirmeleriyle \"Şu helaldir, şu da haramdır!\" demeyin. Yalan düzerek Allah'a iftira edenler kurtulamazlar.

16:116
Yalan düzerek Allah'a iftira etmek için, dillerinizin uydurma nitelendirmeleriyle \"Şu helaldir, şu da haramdır!\" demeyin. Yalan düzerek Allah'a iftira edenler kurtulamazlar.

16:116
Yalan düzerek Allah'a iftira etmek için, dillerinizin uydurma nitelendirmeleriyle \"Şu helaldir, şu da haramdır!\" demeyin. Yalan düzerek Allah'a iftira edenler kurtulamazlar.

61:7
İslam'a/Allah'a teslim olmaya çağrılıp durduğu halde, yalanlar düzerek Allah'a iftira edenden daha zalim kim vardır? Allah, zulme bulaşmış kişiler topluluğunu doğruya ve güzele iletmez.

3:75
Ehlikitap'tan öylesi vardır ki, ona yüklerle emanet teslim etsen onu sana iade eder. Onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dînar emanet etsen, tepesine çökmedikçe onu sana geri vermez. Bunun sebebi şudur: Onlar: \"Ümmîlerin, bizim aleyhimize yol bulmaları mümkün değildir.\" demişlerdir. Onlar, bilip durdukları halde, Allah hakkında yalan söylerler.

   l-kadhibi   (1)

58:14
Allah'ın kendilerine öfkelendiği bir kavmi dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilip durdukları halde yalana yemin ediyorlar.

   l-kadhābu   (1)

54:26
Yarın bilecekler, kimmiş yalancı küstah!

   l-mukadhibūna   (1)

56:51
Ve siz de ey sapık yalanlayıcılar!

   l-mukadhibīna   (3)

6:11
Şunu söyle: Dolaşın yeryüzünde de bakın nasıl olmuş gerçeği yalanlayanların sonu!

43:25
Bunun üzerine onlardan öc aldık. Bir bak, nice olmuştur o yalanlayanların sonu!

3:137
Sizden önce de yollar-yöntemler gelip geçmiştir. O halde yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nice olmuştur görün.

68:8
O halde, yalanlayanlara itaat etme!

56:92
Eğer yalanlayan sapıklardansa;

16:36
Yemin olsun, biz her ümmette şöyle tebliğ yapan bir resul görevlendirdik: \"Allah'a kulluk/ibadet edin, tâğutttan kaçının. Sonra bunlardan kimine Allah kılavuzluk etti, kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi, yeryüzünde gezip dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş görün.

   takdhibūna   (1)

36:15
Kent halkı dedi ki: \"Siz, bizim gibi birer insandan başka şey değilsiniz. Rahman hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.\

   tukadhibāni   (1)

55:13
Bu böyle iken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

55:16
Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

55:18
Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

55:21
Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

55:23
Peki Rabbinizin nimetlerinden hangisini sayarsınız yalan?

55:25
Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

55:28
Peki, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

55:30
Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

55:32
Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

55:34
Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

55:36
Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

55:38
Rabbinizin nimetlerinden hangisini sayacaksınız yalan?

55:40
Rabbinizin nimetlerinden hangisini sayacaksınız yalan?

55:42
Rabbinizin nimetlerinden hangisini sayacaksınız yalan?

55:45
Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

55:47
Rabbinizin nimetlerinden hangisini sayabilirsiniz yalan?

55:49
Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

55:51
Rabbinizin nimetlerinden hangisini sayarsınız yalan?

55:53
Rabbinizin nimetlerinden hangisini sayarsınız yalan?

55:55
Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

55:57
Rabbinizin nimetlerinden hangisini sayarsınız yalan?

55:59
Rabbinizin nimetlerinden hangisini sayarsınız yalan?

55:61
Rabbinizin nimetlerinden hangisini sayarsınız yalan?

55:63
Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

55:65
Rabbinizin nimetlerinden hangisini sayarsınız yalan?

55:67
Rabbinizin nimetlerinden hangisini sayarsınız yalan?

55:69
Rabbinizin nimetlerinden hangisini sayarsınız yalan?

55:71
Rabbinizin nimetlerinden hangisini sayarsınız yalan?

55:73
Rabbinizin nimetlerinden hangisini sayarsınız yalan?

55:75
Rabbinizin nimetlerinden hangisini sayarsınız yalan?

55:77
Rabbinizin nimetlerinden hangisini sayarsınız yalan?

   tukadhibū   (1)

29:18
\"Eğer yalanlarsanız bilin ki, sizden önceki ümmetler de yalanlamıştı. Resule de düşen, açık bir tebliğden başka şey değildir.\

   tukadhibūna   (2)

82:9
Hayır, iş sanıldığı gibi değil! Siz dini yalanlıyorsunuz.

34:42
Artık o gün, birinizin diğerine yarar sağlamaya da zarar vermeye de gücü yetmez. Zulme sapanlara şöyle deriz: \"O kendisini yalanlayıp durduğunuz ateş azabını tadın!\

32:20
Sapmış olanların varacakları yerse ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri çevrilirler. Ve şöyle denir onlara: \"Yalanlayıp durduğunuz ateş azabını tadıverin!\

37:21
O yalanlayıp durduğunuz ayrım günüdür bu.

52:14
\"İşte budur yalanlayıp durduğunuz ateş!\

23:105
\"Ayetlerim size okunmadı mı?\" Ve siz onları yalanlamıyor muydunuz?\

56:82
Rızkınızı, yalanlamanızdan ibaret mi kılıyorsunuz?

77:29
Haydi, yalanlamakta olduğunuz şeye gidin!

83:17
Sonra da: \"İşte budur, o yalanlamakta olduğunuz şey!\" denilecektir.

   takdhībin   (1)

85:19
Gerçek şu ki, inkâr edenler bir yalanlama içindedirler.

   fakadhabat   (1)

12:27
Eğer erkeğin gömleği arkadan yırtılmışsa kadın yalan söylemiştir. Bu durumda erkek, doğru sözlülerdendir.\

   fakadhaba   (1)

20:56
Yemin olsun, o Firavun'a ayetlerimizin tamamını gösterdik ama yalanlayıp inadını sürdürdü.

79:21
Ama o yalanladı, isyan etti.

   fakadhabta   (1)

39:59
Hayır, olamaz! Ayetlerim sana geldi de onları hemen yalanlayıverdin; büyüklük tasladın ve kâfirlerden oldun.

   fakadhabnā   (1)

67:9
Derler ki: \"Gelmedi olur mu? Bize uyarıcı geldi. Fakat biz yalanladık. Ve: 'Allah bir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz, başka değil!' şeklinde konuştuk.\

   fakadhabū   (2)

54:9
Onlardan önce Nûh kavmi yalanlamıştı. Yalanladılar kulumuzu ve \"Mecnundur bu!\" dediler. Ve durduruldu kulumuz.

34:45
Onlardan öncekiler de yalanladılar. Üstelik bunlar, ötekilerine verdiklerimizin onda birine bile ulaşamadılar. Resullerimi yalanladılar. Peki, benim azabım nasıl oldu!?

   fakadhabūhu   (2)

26:139
Onu bu şekilde yalanladılar, biz de onları helâk ettik. Bunda elbette bir ibret var. Ama onların çoğu müminlerden değildi.

26:189
Onu yalanladılar; bunun üzerine o gölgelik gününün azabı onları yakalayıverdi. O, gerçekten büyük bir günün azabıydı.

29:37
Onu hemen yalanladılar. Bunun üzerine kendilerini o korkunç sarsıntı/korkunç titreşim yakaladı da öz yurtlarında diz üstü çömelenler haline geldiler.

37:127
Sonunda onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka huzura getirileceklerdir.

7:64
Onu yalanladılar. Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri gemi içinde kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları boğduk. Gözleri görmez bir topluluktu onlar.

10:73
Bunun üzerine, onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık, onları yöneticiler yaptık; ayetlerimizi yalanlayanları da batırıp boğduk. Bak da gör, önceden uyarılanların sonu nice oluyor!

16:113
Yemin olsun ki, onlara içlerinden bir resul geldi de onu yalanladılar. Bunun üzerine, onlar zulümlerine devam edip dururken azap kendilerini yakaladı.

91:14
Fakat elçiye inanmadılar da deveyi devirip boğazladılar. Bunun üzerine, Rableri onların günahlarını kendi başlarına geçirdi de o yurdu dümdüz etti.

   fakadhabūhumā   (2)

23:48
İkisini de yalanladılar, böylece helâk edilenler arasına katıldılar.

36:14
Hani, biz onlara iki kişi göndermiştik, onları yalanlamışlardı. Bunun üzerine biz, üçüncü bir kişiyle destek vermiştik. Şöyle demişlerdi: \"Biz, size gönderilen elçileriz!\

   kādhibun   (1)

11:93
\"Ey toplumum! Elinizden geleni yapın, ben görevimi yapıyorum. Yakında bileceksiniz rezil edici bir azabın kime geleceğini, yalancının kim olduğunu! Gözetleyin, ben de sizinle beraber gözetliyorum.\

39:3
Gözünüzü açıp kendinize gelin! Arı-duru din yalnız ve yalnız Allah'ındır! O'nun yanında birilerini daha veliler edinerek, \"Biz onlara, bizi Allah'a yaklaştırmaları dışında bir şey için kulluk etmiyoruz.\" diyenlere gelince, hiç kuşkusuz, Allah onlar arasında, tartışıp durdukları konuyla ilgili hükmü verecektir. Şu bir gerçek ki, Allah, yalancı ve nankör kişiyi iyiye ve güzele kılavuzlamaz.

   kādhiban   (2)

40:28
Firavun hanedanından, imanını gizleyen bir adam şöyle konuştu: \"Rabbim Allah'tır, dediği için bir adamı öldürüyor musunuz? Üstelik size, Rabbinizden açık-seçik deliler de getirdi. Eğer yalancıysa yalancılığı kendi aleyhinedir. Eğer doğru sözlü ise size vaat ettiklerinden bir kısmı başınıza gelir. Kuşkusuz, Allah, haddi aşan yalancıları doğruya ulaştırmaz.\

40:37
\"Göklerin sebeplerine ulaşırsam, Mûsa'ın tanrısına, da ulaşırım. Ben onun yalancı biri olduğunu düşünüyorum.\" Firavun'a, yaptığı işin kötülüğü bu şekilde süslü gösterildi de yoldan saptırıldı. Firavun'un tuzağı hep kayıptadır.

   kādhibatun   (1)

56:2
Yoktur onun oluşunu yalanlayacak.

   kādhibatin   (1)

96:16
O yalancı, o günahkâr alnı.

   kādhibūna   (1)

26:223
Kulak kabartırlar ama çoğu yalancılardır onların.

   kādhibīna   (2)

12:74
Sordular: \"Eğer yalan söylüyorsanız, hırsızlığı yapanın cezası nedir?\

16:39
Diriltecek ki, onlara, ihtilafa düştükleri şeyi açık-seçik göstersin ve küfre sapanlar kendilerinin yalancılar olduğunu bilsinler.

11:27
Toplumunun küfre sapanlarından bir grup kodaman şöyle konuşmuştu: \"Bize göre sen, bizim gibi bir insandan başkası değilsin. Bakıyoruz sana, ayak takımımızın basit görüşlü insanlarından başkası ardına düşmüyor. Sizin bize hiçbir üstünlüğünüzün olduğuna inanmıyoruz. Aksine, sizi yalancılar sayıyoruz.\

   kadhaba   (2)

53:11
Kalp yalanlamadı gördüğünü.

39:32
Allah hakkında yalan düzenden ve kendisine gelen doğruyu yalanlayandan daha zalim kim vardır? Cehennemde kâfirler için bir barınak yok mu?

   kadhibin   (1)

12:18
Yûsuf'un gömleği üstüne sahte bir kan çalmışlardı, getirdiler. Babaları dedi ki: \"İş, söylediğiniz gibi değil. Nefisleriniz sizi aldatıp bir işe itmiş. Artık bana düşen, güzelce sabretmek. Anlattıklarınıza karşı yalnız Müsteân olan Allah'tan yardım istenir.\

   kadhiban   (2)

7:37
Yalan düzerek Allah'a iftira eden yahut O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim vardır? İşte bunların Kitap'tan nasipleri kendilerine ulaşır, nihayet elçilerimiz onlara gelip canlarını alırken şöyle derler: \"Allah'ın berisinden yakardıklarınız nerede?\" Şu cevabı verirler: \"Bizden uzaklaşıp kayboldular.\" Böylece, öz benlikleri aleyhine kendilerinin kâfir olduğuna tanıklık ettiler.

42:24
Yoksa, \"Yalan düzüp Allah'a iftira etti\" mi diyorlar? Allah dilerse senin kalbini mühürler; bâtılı mahveder ve hakkı kendi sözleriyle gerçekleştirir. Kuşkusuz, O, göğüslerin özündekini çok iyi bilir.

72:5
\"Biz sanmıştık ki, ne insanlar ne de cinler Allah hakkında asla yalan söylemezler.\

18:5
Ona ilişkin ne kendilerinin bir ilmi vardır ne de atalarının. Söz olarak ne büyüktür ağızlarından çıkıveren! Onlar bir yalandan başka şey söylemiyorlar.

34:8
\"Yalan düzüp Allah'a iftira mı ediyor, yoksa çıldırmış mı bu?\" Hayır, söyledikleri gibi değil! Gerçek şu ki, âhirete inanmayanlar, dönüşü olmayan bir sapıklık ve bir azap içindedirler.

6:21
Yalan düzerek Allah'a iftira eden yahut O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim vardır? Şu da bir gerçek ki, zalimler asla kurtulamazlar!

10:17
Yalan düzerek Allah'a iftira eden yahut onun ayetlerini yalanlayan kişiden daha zalim kim var? Şu bir gerçek ki, suçlular iflah etmezler.

11:18
Yalan düzerek Allah'a iftira edenden daha zalim kim var? Onlar Rablerine arz edilecekler. Tanıklar diyecekler ki: \"İşte bunlardır Rableri hakkında yalan uyduranlar.\" Herkes duysun ki, Allah'ın laneti zalimler üstünedir.

20:61
Mûsa onlara dedi ki: \"Yazıklar olsun size, yalan düzerek Allah'a iftira etmeyin! Yoksa bir azap ile kökünüzü kurutur. İftira eden, perişan olmuştur.\

29:68
Yalan düzüp Allah'a iftira eden, yahut kendisine geldiği zaman hakkı yalanlayan kişiden daha zalim kim vardır? Cehennemde değil midir kâfirlerin barınağı?

23:38
\"O, yalan düzüp Allah'a iftira eden bir adamdan başkası değil. Biz ona inanmıyoruz.\

6:144
Ve deveden iki, sığırdan iki. De ki \"İki erkeği mi haram kıldı, iki dişiyi mi, yoksa iki dişinin rahimlerince kuşatılanı mı? Yoksa Allah size bunu önerirken siz de tanıklık mı ediyordunuz?\" İlim dışı bir şekilde insanları şaşırtmak için yalan düzüp Allah'a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Allah, zulme sapan bir topluluğa kılavuzluk etmiyor.

7:89
\"Allah bizi, milletinizden kurtardıktan sonra tekrar o millete dönersek yalan düzüp Allah'a iftira etmiş oluruz. Rabbimiz Allah istemediği sürece, sizin milletinize dönmemiz söz konusu edilemez. Rabbimiz, bilgice her şeyi kuşatmıştır. Allah'a dayanıp güvendik biz! Ey Rabbimiz! Toplumumuzla bizim aramızda hak ile hükmet. Sen, çözüm getirenlerin en hayırlısısın.\

18:15
\"Şunlar, şu kavmimiz O'ndan başka ilahlar edindiler. Onlar hakkında açık bir kanıt getirselerdi ya! Yalan düzerek Allah'a iftira edenden daha zalim kim olabilir?!\

6:93
Yalan düzüp Allah'a iftira eden veya kendine bir şey vahyedilmediği halde \"Bana vahyedildi\" diyen kişi ile, \"Allah'ın ayet indirdiği gibi ben de indireceğim\" diyen kimseden daha zalim kim vardır! Bir görsen o zalimleri ölüm dalgaları içindeyken. Melekler ellerini uzatmış, \"Çıkarın canlarınızı!\" diye! Bugün zillet azabıyla cezalandırılacaksınız; çünkü Allah'a karşı gerçek dışı şeyler söylüyorsunuz ve çünkü O'nun ayetlerine karşı büyüklük taslıyordunuz.

   kadhibuhu   (1)

40:28
Firavun hanedanından, imanını gizleyen bir adam şöyle konuştu: \"Rabbim Allah'tır, dediği için bir adamı öldürüyor musunuz? Üstelik size, Rabbinizden açık-seçik deliler de getirdi. Eğer yalancıysa yalancılığı kendi aleyhinedir. Eğer doğru sözlü ise size vaat ettiklerinden bir kısmı başınıza gelir. Kuşkusuz, Allah, haddi aşan yalancıları doğruya ulaştırmaz.\

   kadhabū   (2)

6:24
Bak da gör, nasıl yalan söylediler öz benliklerine karşı! Ve iftira için kullandıkları şeyler, onları bırakıp kayboldu.

39:60
Allah'a yalan isnat edenleri, kıyamet günü yüzleri simsiyah halde görürsün. Kibirliler için cehennemde bir barınak mı yok!

11:18
Yalan düzerek Allah'a iftira edenden daha zalim kim var? Onlar Rablerine arz edilecekler. Tanıklar diyecekler ki: \"İşte bunlardır Rableri hakkında yalan uyduranlar.\" Herkes duysun ki, Allah'ın laneti zalimler üstünedir.

9:90
Göçebe Arapların özür bahane edenleri kendilerine izin verilmesi için geldiler; Allah'a ve resulüne yalan söyleyenler oturdular. Onların küfre sapanlarına korkunç bir azap erişecektir.

   kudhibū   (1)

12:110
Ne zaman ki resuller ümitsizliğe düşüp yalanlandıkları kanısına vardılar, işte o zaman yardımımız kendilerine ulaştı da dilediklerimiz kurtarıldı. Azabımız suçlular topluluğundan geri çevrilemez.

   kadhābun   (2)

40:28
Firavun hanedanından, imanını gizleyen bir adam şöyle konuştu: \"Rabbim Allah'tır, dediği için bir adamı öldürüyor musunuz? Üstelik size, Rabbinizden açık-seçik deliler de getirdi. Eğer yalancıysa yalancılığı kendi aleyhinedir. Eğer doğru sözlü ise size vaat ettiklerinden bir kısmı başınıza gelir. Kuşkusuz, Allah, haddi aşan yalancıları doğruya ulaştırmaz.\

54:25
\"Aramızdan öğüt ona mı verildi? Hayır, o yalancı küstahın biridir.\

38:4
Kendi içlerinden kendilerine bir uyarıcı geldi diye şaşıp kaldılar. Ve şöyle dedi bu nankörler: \"Bu adam yalanlar düzen bir büyücü...\

40:24
Firavun'a, Hâmân'a ve Karun'a göndermiştik de onlar şöyle demişlerdi: \"Tam yalancı bir sihirbazdır bu!\

   kidhāban   (2)

78:35
Orada ne bir boş söz duyarlar ne de bir yalan.

78:28
Ayetlerimizi pervasızca yalanlamışlardı.

   kadhaba   (6)

25:11
İş onların söyledikleri gibi değil. Onlar o kıyamet saatini yalanladılar. Ve biz, kıyamet saatini yalanlayanlara alevli bir ateş hazırlamışızdır.

50:14
Eykeliler, Tübba' kavmi de. Hepsi resulleri yalanladı da duyurulan azap hak oldu.

29:18
\"Eğer yalanlarsanız bilin ki, sizden önceki ümmetler de yalanlamıştı. Resule de düşen, açık bir tebliğden başka şey değildir.\

29:68
Yalan düzüp Allah'a iftira eden, yahut kendisine geldiği zaman hakkı yalanlayan kişiden daha zalim kim vardır? Cehennemde değil midir kâfirlerin barınağı?

6:21
Yalan düzerek Allah'a iftira eden yahut O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim vardır? Şu da bir gerçek ki, zalimler asla kurtulamazlar!

6:148
Şirke batanlar şöyle diyecekler: \"Allah dileseydi, ne biz şirke sapardık ne de atalarımız. Hiçbir şeyi haram da yapmazdık.\" Onlardan öncekiler de azabımızı tadıncaya kadar bu şekilde yalanlamışlardı. De ki: \"Yanınızda, önümüze çıkaracağınız bir ilminiz var mı? Zandan başka bir şeye uymuyorsunuz. Sadece saçmalıyorsunuz siz.\

6:157
Şunu da söylemeyesiniz: \"Eğer bize Kitap indirilmiş olsaydı, onlardan daha doğru yürüyüşlü olurduk.\" Artık size Rabbinizden bir beyyine, bir kılavuz ve bir rahmet gelmiş bulunuyor. Allah'ın ayetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalim kim var? Ayetlerimize sırt dönenleri, yüz çevirmeleri yüzünden azabın en acıklısıyla cezalandıracağız.

7:37
Yalan düzerek Allah'a iftira eden yahut O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim vardır? İşte bunların Kitap'tan nasipleri kendilerine ulaşır, nihayet elçilerimiz onlara gelip canlarını alırken şöyle derler: \"Allah'ın berisinden yakardıklarınız nerede?\" Şu cevabı verirler: \"Bizden uzaklaşıp kayboldular.\" Böylece, öz benlikleri aleyhine kendilerinin kâfir olduğuna tanıklık ettiler.

10:17
Yalan düzerek Allah'a iftira eden yahut onun ayetlerini yalanlayan kişiden daha zalim kim var? Şu bir gerçek ki, suçlular iflah etmezler.

15:80
Yemin olsun, Hicr halkı da gönderilen elçileri yalanladı.

26:176
Eyke halkı da elçileri yalanladı.

35:25
Seni yalanlıyorlarsa, onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Resulleri onlara açık-seçik mesajlar, sayfalar ve aydınlatıcı kitap getirmişlerdi.

38:14
Bunların hepsi, resulleri yalanlamaktan başka bir şey yapmadılar. Sonunda azabım hak oldu.

39:25
Onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Fakat azap kendilerine, hiç farkında olmadıkları bir yerden geldi.

67:18
Yemin olsun, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Ama nasıl olmuştu benim azabım?!

75:32
Tam aksine, yalanladı, gerisin geri döndü.

92:16
Yalanlamış, sırtını dönmüştü o.

96:13
Gördün mü! Ya şu yalanlamış, sırt dönmüşse!

10:39
Hayır, düşündükleri gibi değil. Onlar, ilmini kuşatamadıkları ve yorumu kendilerine hiç gelmemiş bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamıştı. Bak da gör nasıl olmuştur zalimlerin sonu!

17:59
Bizi, mucizeler göstermekten alıkoyan, daha öncekilerin onları yalanlamış olmasından başka bir şey değildir. Semûd kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onunla kendilerine zulmettiler. Biz, mucizeleri yalnız korkutup sindirmek için göndeririz.

20:48
\"Azabın, yalanlayıp yüz çevirenler üzerine olacağı bize vahyedildi.\

   kudhiba   (1)

3:184
Seni yalanladılarsa, senden önce de resuller yalanlandı. Açık-seçik deliller, kutsal sayfalar ve aydınlatıcı kitabı getirmişlerdi onlar.

   kadhabat   (1)

69:4
Semûd ve Âd kâriayı/başa çarpan olayı yalanlamıştı.

26:105
Nûh kavmi de hak elçileri yalanladı.

26:123
Âd da peygamberleri yalanladı.

26:141
Semûd da peygamlerleri yalanladı.

22:42
Eğer seni yalanlıyorlarsa bilesin ki, senden önce Nûh kavmi de Âd da, Semûd da yalanladı.

26:160
Lût kavmi de hak elçilerini yalanladı.

38:12
Onlardan önce Nûh kavmi ve Âd da yalanlamıştı. Kazıklar sahibi Firavun da...

40:5
Onlardan önce Nûh kavmi yalanlamıştı. Onlardan sonra gelen oymaklar da. Her ümmet kendilerine gelen elçiyi yakalasınlar diye uğraştı. Ve hakkı işlemez kılmak için yanlışı/tutarsızlığı esas alarak mücadele ettiler; nihayet onları yakaladım. Nasıl olmuştu azabım?!

50:12
Onlardan önce Nûh kavmi, Ress halkı, Semûd kavmi yalanlamıştı.

54:9
Onlardan önce Nûh kavmi yalanlamıştı. Yalanladılar kulumuzu ve \"Mecnundur bu!\" dediler. Ve durduruldu kulumuz.

54:18
Âd da yalanlamıştı. Ama nasıl oldu azabım ve uyarılarım!

54:23
Semûd da uyarıları yalanlamıştı.

54:33
Lût kavmi de uyarıları yalanladı.

91:11
Semûd kavmi, azgınlığı yüzünden yalanladı.

   kudhibat   (2)

6:34
Yemin olsun ki, senden önce de resuller yalanlanmış ama yalanlanmalarına, eziyet görmelerine sabretmişlerdi. Nihayet yardımımız onlara ulaştı. Allah'ın kelimelerini değiştirecek hiçbir kuvvet yoktur. Yemin olsun, elçi olarak gönderilenlerin haberinden bir kısmı sana da gelmiştir.

35:4
Eğer seni yalanlıyorlarsa, senden önceki resuller de yalanlanmıştır. Bütün işler ve oluşlar Allah'a döndürülür.

   kadhabtum   (2)

25:77
De ki: \"Duanız/davetiniz yoksa, Rabbim sizi ne yapsın? Yalanladınız; bu yüzden azap kaçınılmaz olacaktır.\"

2:87
Yemin olsun ki, Mûsa'ya Kitap'ı verdik. Ve arkasından da resuller gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da açık-seçik deliller verdik ve kendisini Ruhulkudüs'le güçlendirdik. Bir resulün size, nefislerinizin hoşlanmadığı bir şey getirdiği her seferinde büyüklük taslamadınız mı? Bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürüyorsunuz.

   kadhabū   (9)

3:11
Tıpkı Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin durumu gibi. Ayetlerimizi yalanlamışlardı da Allah, onları günahları yüzünden yakalamıştı. Allah, cezayı çok şiddetli vermektedir.

25:11
İş onların söyledikleri gibi değil. Onlar o kıyamet saatini yalanladılar. Ve biz, kıyamet saatini yalanlayanlara alevli bir ateş hazırlamışızdır.

7:101
İşte o kentler/medeniyetler! Haberlerinden bir kısmını anlatıyoruz sana. Yemin olsun, resulleri onlara açık-seçik deliller getirmişti. Ama daha önce yalanlamış oldukları için inanamadılar. Küfre sapanların kalplerini Allah işte böyle mühürler.

10:74
Nûh'un ardından birçok resulleri daha toplumlarına gönderdik. Onlara açık-seçik kanıtlar getirdiler. Ama onlar daha önceden yalanladıkları şeye bir türlü inanmadılar. Azgınlığa sapanların kalplerini biz, işte böyle mühürleriz.

5:70
Yemin olsun ki biz, İsrailoğullarının kesin sözlerini almış da onlara resuller göndermiştik. Ne zaman bir resul onlara nefislerinin hoşlanmadığı birşeyi getirdiyse bir kısmını yalanladılar; bir kısmını da öldürüyorlardı.

6:31
Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramıştır. Sonunda o saat ansızın kendilerine gelip çatınca, sırtlarında günahlarını taşır bir halde şöyle demişlerdir: \"Dünya hayatında düşdüğümüz aşırılıklardan dolayı vay hasretimize!\" Dikkat edin! Ne kötü şeylerdir taşıyıp durdukları.

6:39
Bizim ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklara gömülmüş sağır ve dilsizlerdir. Allah, dilediği/dileyen kişiyi şaşırtır, dilediğini/dileyeni de dosdoğru yol üzerine koyar.

6:49
Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, fenalığa bulaşmaları yüzünden kendilerine azap dokunacaktır.

7:36
Ayetlerimizi yalanlayıp onlar karşısında burun kıvıranlara gelince, bunlar ateşin dostlarıdır. Sürekli kalacaklardır onun içinde.

7:40
Ayetlerimizi yalanlayan ve onlar karşısında büyüklük taslayanlar var ya, gök kapıları açılamayacaktır onlar için ve deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete giremeyeceklerdir onlar. Suçluları böyle cezalandırırız biz.

7:64
Onu yalanladılar. Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri gemi içinde kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları boğduk. Gözleri görmez bir topluluktu onlar.

7:72
Nihayet onu ve beraberindekileri bizden bir rahmetle kurtardık; ayetlerimizi yalanlayanların da kökünü kestik. İnanan kişiler değillerdi onlar.

7:96
O medeniyetlerin halkı inanıp korunsalardı, elbette ki üzerlerine gökten ve yerden bereketler saçardık. Ama yalanladılar, biz de onları, kazanır olduklarıyla yakalayıverdik.

7:136
Bunun üzerine biz de onlardan öc aldık: Ayetlerimizi yalanladıkları, onlara aldırmazlık ettikleri için hepsini suda boğduk.

7:146
Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzak tutacağım: Onlar hangi mucizeyi görseler ona inanmazlar. Doğruya varan yolu görseler, onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu görseler onu yol edinirler. Bu böyledir. Çünkü onlar ayetlerimizi yalanladılar ve onlara karşı kayıtsız kaldılar.

7:147
Ayetlerimizi ve âhirete varılacağını yalan sayanların tüm yaptıkları boşa gitmiştir. Bulacakları karşılık, yapıp ürettiklerinden başkası olmayacaktır.

7:176
Dileseydik onu, o ayetlerle yüceltirdik. Ama o, sonsuza dek kalacakmış gibi,yerküreye bağlandı; iğreti arzularına uydu. Onun durumu şu köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan dilini sarkıtarak solur, kendi haline bıraksan dilini sarkıtarak solur. Ayetlerimizi yalanlayan toplumun örneği işte budur. Bu hikâyeyi anlat ki düşünüp taşınabilsinler.

7:177
Ayetlerimizi yalanlayan topluluğun vücut verdiği örnek ne kötüdür! Onlar öz benliklerine zulmediyorlardı.

7:182
Ayetlerimizi yalanlayanları, hiç bilemeyecekleri bir yerden ağır ağır çöküşe götüreceğiz.

8:54
Tıpkı Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin tavırları gibi. Rablerinin ayetlerini yalanlamışlardı. Biz de onları günahları yüzünden mahvettik. Firavun hanedanını da boğmuştuk. Bunların tümü zulme sapanlardı.

10:39
Hayır, düşündükleri gibi değil. Onlar, ilmini kuşatamadıkları ve yorumu kendilerine hiç gelmemiş bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamıştı. Bak da gör nasıl olmuştur zalimlerin sonu!

10:95
Ve sakın ayetlerimizi yalanlayanlardan olma, yoksa hüsrana düşenlerden olursun.

21:77
Ona, ayetlerimizi yalanlayan topluluğa karşı yardım ettik. Kötülüğün toplumuydu onlar. Hepsini birden batırıp boğduk.

25:37
Ve Nûh kavmi... Resulleri yalanladıklarında hepsini boğup, insanlara bir ibret yaptık. Zalimler için acıklı bir azap hazırladık.

26:6
Yemin olsun, yalanladılar ama yakında gelecektir onlara alaya alıp durdukları şeyin haberleri.

40:70
Kitap'ı ve resullerimiz aracılığıyla gönderdiğimizi yalanlayanlar, yakında bilecekler!

50:5
Hayır, hayır! Onlar, hak kendilerine geldiğinde, onu yalanladılar. Şimdi perişan mı perişan bir durum içindedirler.

54:42
Ayetlerimizin tümünü yalanladılar da biz de onları onurlu ve güçlü birine yaraşır bir yakalayışla yakaladık.

62:5
Sırtlarına Tevrat yükletilip de sonra onu taşımayanların durumu, kutsal kitap parçaları taşıyan eşeğin durumuna benzer. Allah'ın ayetlerini yalanlayan topluluğun vücut verdiği örnek ne kötüdür! Allah, zulme sapmış bir topluluğu doğruya ve güzele ulaştırmaz.

30:10
Sonra o çirkinlik ve kötülük sergileyenlerin sonu, çirkinlik ve kötülüğün en beteri oldu. Çünkü Allah'ın ayetlerini yalanlamışlardı ve o ayetlerle alay ediyorlardı.

6:5
Böylece hakkı, kendilerine geldiği anda yalanladılar. Fakat yakında onlara, alay etmekte oldukları şeyin haberleri gelecektir.

6:150
Şunu da söyle: \"Allah şunu haram etmiştir diye tanıklık edip duran şahitlerinizi getirin.\" Eğer tanıklık ederlerse sakın onlarla birlikte tanıklık etme! Ayetlerimizi yalanlayanlarla âhirete inanmayanların keyifleri ardınca gitme! Onlar, kendi Rablerine başkalarını denk tutuyorlar.

7:92
Şuaybı yalanlayanlar sanki o yerde hiç şenlik kurmamışlardı. Şuayb'ı yalanlayanlar hüsrana saplananların ta kendileriydi.

10:73
Bunun üzerine, onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık, onları yöneticiler yaptık; ayetlerimizi yalanlayanları da batırıp boğduk. Bak da gör, önceden uyarılanların sonu nice oluyor!

10:45
Onları huzuruna toplayacağı gün, gündüzün bir saatinden başka, dünyada durmamış gibidirler; aralarında tanışırlar. Allah'a kavuşmayı yalanlayıp da doğru yolu tutmamış bulunanlar, hüsrana uğramışlardır.

7:92
Şuaybı yalanlayanlar sanki o yerde hiç şenlik kurmamışlardı. Şuayb'ı yalanlayanlar hüsrana saplananların ta kendileriydi.

25:36
Ardından şöyle dedik: \"Ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin.\" Biraz sonra da o topluluğu yerle bir ettik.

   kudhibū   (1)

6:34
Yemin olsun ki, senden önce de resuller yalanlanmış ama yalanlanmalarına, eziyet görmelerine sabretmişlerdi. Nihayet yardımımız onlara ulaştı. Allah'ın kelimelerini değiştirecek hiçbir kuvvet yoktur. Yemin olsun, elçi olarak gönderilenlerin haberinden bir kısmı sana da gelmiştir.

   kadhabūka   (2)

6:147
Artık seni yalanlarlarsa şunu söyle: \"Rabbiniz çok geniş bir rahmetin sahibidir. Ancak, O'nun azabı günaha batmışlar topluluğundan uzak tutulamaz.\

3:184
Seni yalanladılarsa, senden önce de resuller yalanlandı. Açık-seçik deliller, kutsal sayfalar ve aydınlatıcı kitabı getirmişlerdi onlar.

10:41
Seni yalanladılarsa şöyle söyle: \"Benim yaptığım bana, sizin yaptığınız size. Siz benim yaptığımdan uzaksınız, ben de sizin yaptığınızdan uzağım.\

   kadhabūkum   (1)

25:19
İşte,haklarında söz söyledikleriniz de sizi yalanladılar. Artık ne azabı savabilirsiniz ne de yardımcı bulabilirsiniz. Zulmedenlerinize zorlu bir azap tattıracağız.

   kadhabūni   (2)

26:117
Nûh şöyle yakardı: \"Rabbim, toplumum beni yalanladı.\

23:26
Nûh şöyle yakardı: \"Rabbim, beni yalanlamaları karşısında yardım et bana!\

23:39
O peygamber şöyle yakardı: \"Rabbim, beni yalanlamaları karşısında yardım et bana!\

   kadhabūhu   (1)

23:44
Sonra, resullerimizi art arda gönderdik. Hangi ümmete resulü geldiyse onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardınca yuvarladık ve hepsini birer efsane yaptık. Dönmeze gitsin iman etmeyen bir topluluk!

   lakādhibūna   (3)

16:86
Şirke sapanlar, ortak tuttuklarını gördüklerinde şöyle derler: \"Rabbimiz, işte bunlar seni bırakıp da yalvarıp yakardığımız ortaklarımız.\" Bunun üzerine ortakları onlara şöyle söz dokundururlar: \"Siz, yalancılarsınız, yalancılar!\

6:28
İşin doğrusu şu: Önceden gizlemekte oldukları karşılarına dikildi. Geri gönderilselerdi yasaklandıkları şeyi mutlaka yineleyeceklerdi. Doğrusu, onlar, tam yalancıdırlar.

29:12
İnkâr edenler, iman edenlere dediler ki: \"Bizim yolumuzu izleyin, sizin günahlarınızı biz taşırız.\" Oysa onlar, iman edenlerin günahlarından hiçbir şeyin taşıyıcısı değillerdir. Gerçek şu ki, onlar tamamen yalancıdırlar.

23:90
Hayır, hayır! Biz onlara hakkı getirdik ama onlar tam anlamıyla yalancıdırlar.

9:42
Eğer o, yakın bir dünya menfaati yahut orta bir yolculuk olsa idi, elbette seni izleyeceklerdi. Ama o zorluklarla dolu yolculuk kendilerine uzak geldi. \"Gücümüz yetseydi sizinle çıkacaktık\" diye Allah'a yemin de ederler. Kendilerini mahvediyorlar. Allah biliyor ki onlar, kesinlikle yalancıdırlar.

59:11
Görmedin mi o ikiyüzlülüğe sapanları ki, Ehlikitap'tan inkâra giden dostlarına şöyle diyorlar: \"Eğer toprağınızdan çıkarılırsanız, yemin olsun sizinle birlikte biz de çıkacağız. Sizinle ilgili olarak hiçbir zaman kimseye boyun eğmeyeceğiz. Eğer sizinle savaşılırsa mutlaka size yardım edeceğiz.\" Allah tanıktır ki onlar kesinlikle yalancıdırlar.

37:152
\"Allah doğurdu!\" Vallahi onlar yalancıdırlar.

9:107
Bir de şunlar var: Tutup bir mescit yapmışlardır: Zarar vermek için, nankörlük/gerçeği örtmek için, inananları fırkalara bölmek için, daha önceden Allah ve resulüyle savaşmış kişiye gözetleme yeri kurmak için. \"İyilik ve güzellikten başka bir şey istemiş değiliz!\" diye gerile gerile yemin de edecekler. Allah şahittir ki, onlar kesinlikle yalancıdırlar.

63:1
Münafıklar sana geldiklerinde: \"Senin kesinlikle Allah'ın elçisi olduğuna tanıklık ederiz.\" derler. Senin kesinlikle O'nun elçisi olduğunu Allah zaten biliyor. Ve Allah tanıklık eder ki, münafıklar kesinlikle yalancıdırlar.

   lil'kadhibi   (2)

5:41
Ey resul! Kalpleri inanmamış olduğu halde ağızlarıyla \"İnandık\" diyenlerin küfürde yarışırcasına koşanları seni üzmesin. Yahudilerden bazıları yalancılık etmek için dinlerler; huzuruna çıkmamış olan başka bir topluluk için dinlerler. Yerlerine oturmuş kelimeleri, yapılarını bozup değiştirirler. \"Size şu verilirse alın, eğer o verilmezse çekinin.\" derler. Allah birini fitneye çarptırmak isterse sen onun için Allah karşısında hiçbir şey yapamazsın. Bunlar o kişilerdir ki, Allah kalplerini temizlemek istemiyor. Dünyada bir rezillik vardır onlar için; âhirette de büyük bir azap var onlara.

5:42
Yalana iyice kulak verirler, haramı tıka-basa yerler. Sana geldiklerinde, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Ama aralarında hükmedersen, adaletle hükmet. Allah, adaletle hükmedenleri/adaleti ayakta tutanları sever.

   lil'mukadhibīna   (1)

52:11
Vay hallerine o gün, yalanlayanların,

77:15
Yalanlayanların vay haline o gün!

77:19
Yalanlayanların o gün vay haline!

77:24
Vay başına o gün, yalanlayanların!

77:28
Vay haline o gün, yalanlayanların!

77:34
Vay haline o gün, yalanlayanların!

77:37
Vay haline o gün, yalanlayanların!

77:40
Vay haline o gün, yalanlayanların!

77:45
Vay haline o gün, yalanlayanların!

77:47
Vay haline o gün, yalanlayanların!

77:49
Vay haline o gün, yalanlayanların.

83:10
Vay haline o gün, yalanlayanların!

   mukadhibīna   (1)

69:49
Ve biz, içinizden onu yalanlayanların bulunduğunu kesinlikle biliyoruz.

   makdhūbin   (1)

11:65
Ama deveyi yere yıkıp kestiler. Sâlih dedi ki: \"Yurdunuzda üç gün daha nimetlenin. Bu, yalanlanamayacak bir tehdittir.\

   nukadhiba   (1)

6:27
Ah bir görsen, ateşin başında durdurulup da şöyle dediklerini: \"Ne olurdu, geri gönderilsek, Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve müminlerden oluversek.\

   nukadhibu   (1)

74:46
\"Din gününü yalanlıyorduk.\

   wal-mukadhibīna   (1)

73:11
Benimle, o nimete boğulmuş yalanlayıcıları baş başa bırak! Birazcık süre tanı onlara.

   wakadhaba   (3)

34:45
Onlardan öncekiler de yalanladılar. Üstelik bunlar, ötekilerine verdiklerimizin onda birine bile ulaşamadılar. Resullerimi yalanladılar. Peki, benim azabım nasıl oldu!?

6:66
O, hak olduğu halde senin toplumun onu yalanladı. De ki: \"Ben size vekil değilim.\

39:32
Allah hakkında yalan düzenden ve kendisine gelen doğruyu yalanlayandan daha zalim kim vardır? Cehennemde kâfirler için bir barınak yok mu?

92:9
Ve güzelliği yalanlarsa,

   wakudhiba   (1)

22:44
Medyen halkı da. Mûsa da yalanlanmıştı da ben, inkârcılara biraz süre vermiş sonra hepsini yakalamıştım. Nasılmış benim azabım!

   wakadhabtum   (1)

6:57
De ki: \"Ben Rabbimden gelen bir beyyine üzerindeyim. Ama siz onu yalanladınız. Acele istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm yalnız ve yalnız Allah'ındır. Hakkı o anlatır. Ayırt edip çözüm getirenlerin en hayırlısı O'dur.\

   wakadhabū   (3)

30:16
İnkâr edip ayetlerimizi ve âhiret buluşmasını yalanlayanlara gelince, onlar azabın içinde hazır bulundurulurlar.

2:39
Nankörlüğe sapıp ayetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar, ateşin dostu olacaklardır. Onlar orada sürekli kalacaklardır.

5:10
Küfre sapıp ayetlerimizi yalanlayara gelince, bunlar cehennemin dostlarıdırlar.

5:86
Küfre sapıp ayetlerimizi yalanlayanlar da cehennemin dostlarıdır.

22:57
İnkâr edip ayetlerimizi yalalayanlara gelince, onlar için aşağılayıcı bir azap öngörülmüştür.

23:33
Toplumunun, dünya hayatında servet ve refaha ulaştırdığımız halde inkâra sapıp âhiretteki buluşmayı yalanlayan kodaman takımı şöyle dedi: \"Bu adam, sadece sizin gibi bir insan; yemekte olduğunuzdan yiyor, içmekte olduğunuzdan içiyor.\

54:3
Yalanladılar; kendi heves ve kuruntularına uydular. Oysaki her iş ve oluş karara, ölçüye ve düzene bağlanmıştır.

57:19
Allah'a ve resulüne inananlar var ya, özü-sözü doğru kişiler onlardır. Rableri katında tanık olanlar/şehitlik mertebesine erenler de onlardır. Onların ödülleri ve ışıkları vardır. Küfre sapıp ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennemin dostu olacaklardır.

64:10
Küfre sapıp ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar, içinde uzun süre kalacakları ateşin dostlarıdır. Ne kötü dönüş yeridir orası!

78:28
Ayetlerimizi pervasızca yalanlamışlardı.

   yakdhibūna   (2)

9:77
Nihayet, Allah, kendisine verdikleri söze ters düştüklerinden, yalana sapıp durduklarından, huzuruna çıkacakları güne kadar onların kalplerine ikiyüzlülük yerleştirdi.

2:10
Kalplerinde bir hastalık vardır da Allah onları hastalık yönünden daha ileri götürmüştür. Ve onlar için, yalancılık etmiş olmaları yüzünden acıklı bir azap öngörülmüştür.

   yukadhibu   (3)

83:12
Onu ancak her şımarıp azmış, günaha batmış olan yalanlar.

55:43
İşte bu, günahkârların yalanlayıp durdukları cehennemdir.

27:83
O gün her ümmetin içinden ayetlerimizi yalanlayanlardan bir zümre derleriz de onlar, toplu halde ortaya sürülürler.

68:44
Bu sözü yalanlayanla beni baş başa bırak. Onları, bilmedikleri yerden yakalayacağız.

107:1
Gördün mü o, dini yalan sayanı?

   yukadhibuka   (1)

95:7
Böyle iken dini sana ne yalanlatır?

   yukadhibūka   (1)

22:42
Eğer seni yalanlıyorlarsa bilesin ki, senden önce Nûh kavmi de Âd da, Semûd da yalanladı.

35:4
Eğer seni yalanlıyorlarsa, senden önceki resuller de yalanlanmıştır. Bütün işler ve oluşlar Allah'a döndürülür.

35:25
Seni yalanlıyorlarsa, onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Resulleri onlara açık-seçik mesajlar, sayfalar ve aydınlatıcı kitap getirmişlerdi.

   yukadhibūna   (1)

83:11
Onlar ki din gününü yalanlarlar.

84:22
Tam aksine, o küfre sapanlar yalanlıyorlar.

   yukadhibūni   (1)

28:34
\"Kardeşim Hârun var ya, o benden lisanca daha etkilidir/benden daha güzel konuşur. Onu da benimle yardımcı olarak gönder ki beni tasdiklesin; beni yalanlamalarından korkuyorum.\

26:12
Demişti ki Mûsa: \"Rabbim, doğrusu ben, beni yalanlamalarından korkuyorum.\

   yukadhibūnaka   (1)

6:33
Söylediklerinin seni kederlendirdiğini çok iyi biliyoruz. Gerçek şu ki, onlar seni yalanlamıyorlar; o zalimler Allah'ın ayetlerine karşı direnmekteler.

Teşekkür ederim:
IslamAwakened
bu kök sayfaları mümkün kılan herkese teşekkür etmek istiyor.
Çalışmadan formüle etmek için ilham aldık...