Quantcast
Ads by Muslim Ad Network









ash-Shu`ara` Farsi:: Ghodratollah Bakhtiari Nejad 

Ayat
26:1Tâ, Sîn, Mîm.
26:2İşte sana gerçeği apaçık gösteren Kitap'ın ayetleri...
26:3Onlar iman etmiyorlar diye kendini üzüntüden tüketir gibisin.
26:4Eğer istersek gökten üzerlerine bir mucize indiririz de boyunları onun önünde perişanlıkla eğilip kalır.
26:5O Rahman'dan kendilerine söze bürünmüş yeni bir hatırlatma gelmeye dursun, ondan mutlaka yüz çevirirler.
26:6Yemin olsun, yalanladılar ama yakında gelecektir onlara alaya alıp durdukları şeyin haberleri.
26:7Bakmadılar mı yere, neler fışkırtmışız onda cömert ve bereketli her çiftten.
26:8Bunda elbette bir mucize var, fakat onların çoğu mümin değiller.
26:9Ve hiç kuşku yok, senin Rabbin gerçekten mutlak Azîz, mutlak Rahîm'dir.
26:10Rabbinin Mûsa'ya, \"Zulüm sergileyenler topluluğuna git\" diye seslenişini hatırla.
26:11\"Firavun'un toplumuna git! Hâlâ sakınmayacaklar mı?\
26:12Demişti ki Mûsa: \"Rabbim, doğrusu ben, beni yalanlamalarından korkuyorum.\
26:13\"Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Görev emrini Hârun'a gönder.\
26:14\"Hem, benim üzerimde onlar aleyhine işlenmiş bir suç var; bu yüzden beni öldürmelerinden korkuyorum.\
26:15\"Hayır, olmaz!\" dediler. \"Ayetlerimizi götürün. Biz sizinleyiz, herşeyi dinlemekteyiz.\
26:16\"Hemen Firavun'a gidin, şöyle deyin: 'Âlemlerin Rabbi'nin resulleriyiz biz.\
26:17\"İsrailoğullarını bizimle birlikte gönder.\
26:18Firavun dedi: \"Biz seni aramızda, bir çocuk olarak koruyup beslemedik mi? Ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin.\
26:19\"Ve sonunda o yaptığını da yaptın. Nankörlerden birisin sen.\
26:20Mûsa dedi: \"Onu yaptığım zaman şaşkınlardandım.\
26:21\"Sizden korkunca aranızdan kaçtım. Daha sonra Rabbim bana hükmetme gücü bağışladı ve beni peygamberlerden biri yaptı.\
26:22\"O başıma kaktığın nimet, İsrailoğullarını köle yapmana karşılıktı.\
26:23Firavun dedi: \"Peki, âlemlerin Rabbi kim?\
26:24Dedi: \"Göklerin, yerin ve bunlar arasındakilerin Rabbi. Eğer iyice anlayıp inanıyorsanız.\
26:25Firavun, çevresindekilere dedi: \"Duyuyor musunuz?\
26:26Mûsa dedi: \"O hem sizin Rabbinizdir hem de önceki atalarınızın Rabbidir.\
26:27Firavun dedi: \"Şu size gönderilmiş bulunan resulünüz gerçekten tam bir deli.\
26:28Mûsa dedi: \"Eğer aklınızı işletirseniz O, doğunun, batının ve bunlar arasındakilerin de Rabbidir.\
26:29Dedi: \"Benden başka ilah edinirsen, yemin olsun seni zındanlıklar arasına atarım.\
26:30Mûsa dedi: \"Ya sana gerçeği gösteren birşey getirmişsem!\
26:31Dedi: \"Hadi getir onu ortaya, eğer doğru sözlülerden isen!\
26:32O da asasını attı. Bir de ne görsünler, asa korkunç bir ejderha oluvermiş.
26:33Elini çıkardı, o da anında seyredenler önünde bembeyaz kesildi.
26:34Firavun, çevresindeki kodamanlar konseyine şöyle dedi: \"Bu adam gerçekten bilgin bir büyücü;
26:35Büyüsüyle sizi toprağınızdan çıkarmak istiyor. Ne diyorsunuz?\
26:36Dediler: \"Onu kardeşiyle birlikte alıkoy ve kentlere toplayıcılar gönder,
26:37Ki, tüm bilgili büyücüleri huzuruna getirsinler.\
26:38Nihayet büyücüler belirlenen bir günün, belirlenen bir vaktinde bir araya getirildi.
26:39Halka da: \"Siz de toplanır mısınız?\" denildi.
26:40\"Sanıyoruz ki, büyücülere uyacağız, eğer galip gelirlerse.\
26:41Büyücüler geldiklerinde, Firavun'a dediler ki: \"Eğer biz galip gelirsek bize gerçekten ödül var, değil mi?\
26:42\"Evet, dedi, siz o zaman benim yakınlarımdan olacaksınız.\
26:43Mûsa onlara dedi ki: \"Atacağınız şeyi atın!\
26:44Bunun üzerine onlar, iplerini ve değneklerini ortaya attılar ve dediler: \"Firavun'un onur ve yüceliği aşkına biz, evet biz galip geleceğiz.\
26:45Mûsa da asasını attı. Bir de ne görsünler, o onların hüner olarak ortaya getirdikleri şeyleri yalayıp yutuyor.
26:46Bunun üzerine büyücüler, secdelere kapandılar.
26:47Dediler: \"İnandık âlemlerin Rabbi'ne.\
26:48\"Mûsa'nın ve Hârun'un Rabbine.\
26:49Firavun haykırdı: \"Ben size izin vermeden ona inandınız ha! Anlaşıldı, o sizin hepinize sihirbazlığı öğreten büyüğünüz. Yakında bileceksiniz. Yemin olsun, ellerinizi, ayaklarınızı çaprazlamasına keseceğim ve yemin olsun sizi toptan asacağım.\
26:50Dediler: \"Zararı yok, biz nasıl olsa Rabbimize döneceğiz,
26:51Ümidimiz odur ki, Rabbimiz hatalarımızı bağışlar çünkü biz ilk inananlar olduk.\
26:52Mûsa'ya şunu vahyettik: Kullarımı geceleyin yola çıkar. Mutlaka peşinize takılacaklar.
26:53Bunun üzerine Firavun, kentlere toplayıcılar gönderdi:
26:54\"Kuşkusuz bunlar, küçücük bir topluluktur.\
26:55\"Fakat bize gerçekten öfke püskürüyolar.\
26:56\"Biz ise dikkatli davranan koca bir kitleyiz.\
26:57Bunun üzerine biz onları bahçelerinden, pınarlarından çıkardık.
26:58Hazinelerinden, mutlu-kutlu yerlerinden ettik.
26:59Böylece oralara İsrailoğullarını vâris kıldık.
26:60Firavun ve adamları, gün doğarken onları izlemeye başladılar.
26:61İki topluluk birbirini görecek hale gelince, Mûsa'nın adamları seslendi: \"İşte şimdi yakalandık!\
26:62Mûsa dedi: \"Hayır, asla! Rabbim benimledir, bana kılavuzluk edecektir.\
26:63Bunun üzerine Mûsa'ya, \"Asanla denize vur!\" diye vahyettik. Deniz hemen yarıldı, her dalga kümesi kocaman bir dağ gibi oldu.
26:64Ötekileri de oraya yaklaştırdık.
26:65Mûsa'yı ve beraberindekileri toptan kurtardık.
26:66Sonra ötekileri boğduk.
26:67Bunda elbette bir ibret vardır ama onların çoğu inanmış kimseler değildi.
26:68Ve şüphesiz, senin Rabbindir O mutlak Azîz, mutlak Rahîm.
26:69İbrahim'in haberini de oku onlara.
26:70Hani babasına ve toplumuna şöyle demişti: \"Siz neye ibadet ediyorsunuz?\
26:71Dediler: \"Birtakım putlara tapıyoruz. Onların önünde toplanıp tapınmaya devam edeceğiz.\
26:72Dedi: \"Yalvarıp yakardığınızda sizi duyuyorlar mı?\
26:73\"Size yarar sağlıyor yahut zarar veriyorlar mı?\
26:74Dediler: \"Hayır! Ancak atalarımızı böyle yapar halde bulduk.\
26:75Dedi: \"Gördünüz mü neye ibadet ediyormuşsunuz!\
26:76\"Siz ve o eski atalarınız!\
26:77\"Şüphesiz onlar benim düşmanım. Ama âlemlerin Rabbi dostum.\
26:78\"O yarattı beni, O yol gösteriyor bana.\
26:79\"O'dur beni doyuran, suvaran.\
26:80\"Hastalandığımda O'dur bana şifa ulaştıran.\
26:81\"Beni öldürecek, sonra diriltecek O'dur.\
26:82\"Din gününde hatalarımı affetmesini umup durduğum da O'dur.\
26:83\"Rabbim, bana hükmetme gücü/hikmet bağışla, beni hak ve barış seven iyiler arasına kat!\
26:84\"Sonradan gelecekler arasında benimle ilgili doğru/isabetli bir dil oluştur.\
26:85\"Beni, nimetlerle dolu cennetin mirasçılarından kıl.\
26:86\"Babamı da affet. Çünkü o, sapmışlardandır.\
26:87\"Herkesin diriltileceği gün beni utandırma.\
26:88\"Bir gündür ki o, ne mal fayda verir ne oğullar.\
26:89\"Yalnız temiz bir kalple Allah'a varan kurtulur.\
26:90Cennet takva sahiplerine yaklaştırılır.
26:91Cehennem de şımarıp azanların karşısına getirilir.
26:92Denir ki onlara: \"O ibadet ettikleriniz nerede?\
26:93\"Allah'ın dışındakiler, size yardım ediyorlar mı? Peki, kendilerine yardımları dokunuyor mu?\
26:94Ardından onlar ve öteki azgınlar cehennemin içine tıkılmıştır.
26:95İblis orduları toplu haldedir.
26:96Onun içinde birbiriyle çekişirlerken şöyle derler:
26:97\"Vallahi, biz açık bir sapıklığın ta içindeymişiz.\
26:98\"Çünkü sizi âlemlerin Rabbi'yle aynı düzeyde tutuyorduk.\
26:99\"Bizi saptıran, o suçlulardan başkası değildi.\
26:100\"Artık ne şefaatçilerimiz var,
26:101Ne sıcak-samimi bir dostumuz.\
26:102\"Keşke bir dönüşümüz daha olsaydı da müminlerden olabilseydik.\
26:103Kuşkusuz, bütün bunlarda mutlaka bir ibret vardır. Ama onların çoğu müminler değil.
26:104Ve kuşkusuz senin Rabbindir o mutlak Azîz, mutlak Rahîm.
26:105Nûh kavmi de hak elçileri yalanladı.
26:106Kardeşleri Nûh onlara şöyle demişti: \"Siz hiç sakınmıyor musunuz/\
26:107\"Ben sizin için gelmiş, güvenilir bir resulüm.\
26:108\"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin.\
26:109\"Ben bunun için sizden bir ücret istemiyorum. Benim ödülüm sadece âlemlerin Rabbi'ndedir.
26:110\"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin.\
26:111Dediler: \"Biz sana inanır mıyız? Seni, o bayağı zavallılar izliyor.\
26:112Nûh dedi: \"Onların yaptıklarına ilişkin bir ilmim yok.\
26:113\"Onların hesabı Rabbimden başkasına ait değildir. Bir düşünebilseniz!\
26:114\"Ben iman etmiş insanları kovamam.\
26:115\"Ben sadece açık bir biçimde uyarmaktayım.\
26:116Dediler: \"Ey Nûh! Eğer bu işe son vermezsen, vallahi taşlananlardan olacaksın.\
26:117Nûh şöyle yakardı: \"Rabbim, toplumum beni yalanladı.\
26:118\"Artık benimle onlar arasını iyice aç; beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.\
26:119Bunun üzerine biz, onu da beraberindekileri de o yüklü gemide kurtardık.
26:120Sonra dışta kalanları boğduk.
26:121Bunda elbette bir ibret var. Ama onların çoğu müminler değildi
26:122Kuşkusuz, senin Rabbindir o mutlak Azîz, mutlak Rahîm.
26:123Âd da peygamberleri yalanladı.
26:124Kardeşleri Hûd onlara: \"Siz hiç sakınmıyor musunuz?\" demişti.
26:125\"Ben sizin için, güvenilir bir resulüm.\
26:126\"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin.\
26:127\"Ben sizden bu iş için bir ücret istemiyorum. Benim ödülüm âlemlerin Rabbi'ndendir.\
26:128\"Her yüksek tepeye/yola şaşılacak bir bina kurarak/bir işaret dikerek mi eğleniyorsunuz!\
26:129\"Sanayi üreten yerler edinerek sonsuzlaşmak ümidine mi düşüyorsunuz?\
26:130\"Yakaladığınız vakit zorbaca yakalıyorsunuz?\
26:131\"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin.\
26:132\"O bildiğiniz nimetleri önünüze yayandan korkun.\
26:133\"Size bir yığın nimet lütfetti: Davarlar, oğullar,
26:134Bahçeler, pınarlar.\
26:135\"Büyük bir günün azabı üstünüzedir diye korkuyorum.\
26:136Dediler: \"Sen ha öğüt vermişsin ha öğüt verenlerden olmamışsın. Bizim için fark etmez.\
26:137\"Bu, öncekilerin uydurmalarından başka şey değil.\
26:138\"Biz azaba uğratılacak değiliz.\
26:139Onu bu şekilde yalanladılar, biz de onları helâk ettik. Bunda elbette bir ibret var. Ama onların çoğu müminlerden değildi.
26:140Kuşkusuz, senin Rabbin mutlak Azîz, mutlak Rahîm'dir.
26:141Semûd da peygamlerleri yalanladı.
26:142Kardeşleri Sâlih onlara demişti ki: \"Siz hiç sakınmıyor musunuz?\
26:143\"Ben sizin için emin bir resulüm.\
26:144\"Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin.\
26:145\"Ben bu iş için sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnız âlemlerin Rabbi'ndendir.\
26:146\"Siz burada güven içinde bırakılacak mısınız?\
26:147\"Bahçelerde, pınarlarda.\
26:148\"Ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar içinde.\
26:149\"Keyif içinde, dağlardan evler yontuyorsunuz.\
26:150\"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin.\
26:151\"Savurganlık edenlerin/haddi aşanların buyruğuna uymayın.\
26:152\"Onlar yeryüzünde bozgun çıkarırlar, barış için çalışmazlar.\
26:153Dediler: \"Sen, adamakıllı büyülenmişsin.\
26:154\"Sen de bizim gibi bir insansın. Eğer doğru sözlülerden isen, hadi bir mucize getir.\
26:155Dedi: \"Şu bir dişi devedir. Onun su içme hakkı var. Belli bir günde su içme hakkı da sizin.\
26:156\"Ona kötülükle ilişmeyin. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar.\
26:157Onu yere yatırıp kestiler. Sonra da pişman oldular.
26:158Sonunda azap onları yakaladı. Bunda elbette bir ibret var. Ama onların çoğu inanan kişiler değildi.
26:159Ve senin Rabbin mutlak Azîz, mutlak Rahîm'dir.
26:160Lût kavmi de hak elçilerini yalanladı.
26:161Kardeşler Lût onlara şöyle demişti: \"Hâlâ sakınmıyor musunuz?\
26:162\"Ben size gelen emin bir elçiyim.\
26:163\"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin.\
26:164\"Ben bu iş için sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnız âlemlerin Rabbi'ndendir.\
26:165\"Âlemlerin içinden erkeklere gidiyor da,
26:166Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor musunuz? Doğrusu siz haddi aşmış bir kavimsiniz.\
26:167Dediler: \"Eğer bu tavrını sona erdirmezsen, ey Lût, yemin olsun bu topraktan sürülenlerden olacaksın.\
26:168Lût dedi: \"Ben sizin şu yaptığınıza öfkelenenlerdenim.\
26:169\"Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından koru.\
26:170Bunun üzerine biz onu ve ailesini toplu halde kurtardık.
26:171Ancak geridekiler arasında bir kocakarı kaldı.
26:172Sonra ötekileri mahvedip batırdık.
26:173Üzerlerine bir de yağmur yağdırdık. Ne de kötüymüş uyarılanların yağmuru!
26:174Elbette bunda bir ayet var ama onların çoğu müminler değildi.
26:175Ve senin Rabbin mutlak Azîz, mutlak Rahîm...
26:176Eyke halkı da elçileri yalanladı.
26:177Şuayb onlara demişti ki: \"Hâlâ sakınmıyor musunuz?\
26:178\"Kuşkusuz, ben sizin için güvenilir bir resulüm.\
26:179\"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin.\
26:180\"Ben bu iş için sizden herhangi bir ödül de istemiyorum; benim ödülüm âlemlerin Rabbi'nden başkasında değil.\
26:181\"Ölçüyü tam yapın; şunun-bunun hakkını çarpanlardan olmayın;
26:182\"Doğru-düzgün terazi ile tartın.\
26:183\"Halkın eşyasını, değerlerini düşürerek almayın. Yeryüzünde, bozguncular olarak fesat çıkarmayın!\
26:184\"Sizi ve önceki nesilleri yaratandan sakının!\
26:185Dediler: \"Sen fena halde büyülenmişsin.\
26:186\"Sen bizim gibi bir insandan başka şey değilsin. Biz senin yalancılardan olduğunu düşünüyoruz.\
26:187\"Eğer doğru sözlülerdensen, hadi üzerimize gökten parçalar düşür!\
26:188Şuayb dedi: \"Yapmakta olduğunuzu Rabbim daha iyi bilir.\
26:189Onu yalanladılar; bunun üzerine o gölgelik gününün azabı onları yakalayıverdi. O, gerçekten büyük bir günün azabıydı.
26:190Bunda elbette bir ibret var ama onların çoğu inanan kişiler değildi.
26:191Ve senin Rabbin mutlak Azîz, mutlak Rahîm'dir.
26:192Kesin olan şu ki, o âlemlerin Rabbi'nden indirilmiştir.
26:193O güvenilir Rûh indirdi onu,
26:194Senin kalbine ki, uyarıcılardan olasın.
26:195Açık-seçik Arapça bir dille indirdi.
26:196O, elbette ki öncekilerin kitaplarında da var.
26:197Beniisrail bilginlerinin de onu bilmesi bunlar için bir belirti/kanıt değil mi?
26:198Biz onu Arapça konuşmayanlardan birine indirseydik de,
26:199O onu onlara okusaydı, yine de ona inanmayacaklardı.
26:200Biz onu suçluların kalplerine işte böyle yolladık.
26:201Acıklı azabı görünceye değin ona inanmazlar.
26:202O azap onlara ansızın gelecek, farkında bile olmayacaklar.
26:203O zaman şöyle derler: \"Acaba bize süre verilir mi?\
26:204Bizim azabımızı acele mi istiyorlar?
26:205Görmedin mi ki, biz onları yıllarca nimetlendirsek de,
26:206Sonra, tehdit edildikleri şey kendilerine ulaşsa,
26:207O yararlandıkları nimetler onların hiçbir işine yaramaz.
26:208Biz, uyarıcıları olmayan hiçbir kenti/uygarlığı helâk etmemişizdir.
26:209Uyarı/hatırlatma olacak! Biz zalimler değiliz.
26:210Onu şeytanlar indirmedi.
26:211Onlara yaraşmaz, zaten güçleri de yetmez.
26:212Çünkü onlar, dinleyişten azledilmişlerdir.
26:213O halde, Allah'ın yanında bir başka ilaha daha yalvarma/davet etme. Yoksa azaba uğratılanlardan olursun.
26:214En yakın akraba ve hısımlarını uyar.
26:215Müminlerin sana uyanlarına kanadını indir.
26:216Eğer sana isyan ederlerse şöyle de: \"Ben, sizin yapmakta olduklarınızdan uzağım.\
26:217O Azîz, o Rahîm olana güvenip dayan.
26:218O ki görüyor seni kıyam ettiğin zaman.
26:219Görüyor nasıldır secde edenler içinde dolaşman.
26:220Kuşkusuz, O'dur iyice bilen, iyice duyan.
26:221Haber vereyim mi size şeytanların kime iner olduğundan?
26:222Her bir dönek/iftiracı günahkâr üzerine iner onlar.
26:223Kulak kabartırlar ama çoğu yalancılardır onların.
26:224Şairlere gelince, onlara da çapkınlar-sapkınlar uyar.
26:225Görmez misin onları ki, her vadide tutkun-şaşkın dolaşırlar.
26:226Ve onlar, yapmayacakları şeyleri söyleyip dururlar.
26:227İman edip barışa/hayra yönelik işler yapanlar, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğratıldıktan sonra başarıya ulaşanlar böyle değillerdir. Zulmedenler, hangi devrime uğrayıp baş aşağı döneceklerini yakında bilecekler.



Share this Surah Translation on Facebook...